Her nimetin mevsimi var, kuşburnunun da tam zamanı sonbaharda gelir. Bilhassa Eylül ve Ekim aylarında Düzce’nin dağlarının yamaçlarında kızaran kuşburnunun kokusu, hem doğaseverlerin hem de ev hanımlarının sabırsızlıkla beklediği bir işarettir. Pek çoğunuz bilirsiniz, Anadolu’da topladığınız her nimetin emeği ayrı bir huzur verir, kuşburnu da o huzuru getiren nimetlerden biridir.

Kuşburnu Nedir? Neden Değerlidir?
Kuşburnu, yabani gül ailesinden, dikenli yapısıyla tanınan; ancak sağlık ve lezzet bakımından eli bol bir meyvedir. İçeriğinde bol miktarda C vitamini bulunur; nitekim halk arasında hastalıklara kalkan derler, kış gelmeden toplayıp marmelat olarak tüketmek âdettendir. Anadolu’da bir söz vardır: “Kışa hazırlık yapan, sırtını sağlığa yaslar.” İşte kuşburnu bunun en güzel örneklerinden.
Düzce’de Kuşburnu Hasadı Nasıl Yapılır?
Kuşburnu hasadı sabır ister; elde toplarsınız, bazen elleriniz diken olur. Fakat işin bereketi de burada gizli. Sabah serinliğinde, doğanın içinde, bazen kuş sesleriyle, bazen derenin şırıltısıyla topladığınız kuşburnunu hemen taze iken değerlendirirsiniz. Düzce’de bu iş, anayadan, babadan kalma usullerle yapılır. Toplanan kuşburnular önce güzelce yıkanır, ardından büyük kazanlarda kaynatılır. Daha sonra ezilerek çekirdek ve kabuklardan ayrılır. Son gelen aşama ise, sabır ve dikkat: Marmelat kıvamına kadar kaynatıp, özenle kavanozlara doldurursunuz.

Kuşburnu Çayı Geleneği
Kuşburnu marmelatı kadar çayı da Düzce sofralarının baş köşesindedir. Rengiyle gönül alır, kokusuyla içinizi ısıtır. Bir bardak kuşburnu çayı, soğuk kış günlerinde hem enerji hem moral kaynağıdır. Halk arasında “Çay içmek, dostluğu pekiştirir” derler; hele yanında bir dilim ince ekmekle üzeri marmelat dolu sunulursa, tadına doyum olmaz.
Tesbih İşçiliğiyle Kuşburnu Çayı Arasında Bir Huzur Bağı
Ben de bu yılın kuşburnu hasadını yaptım; temiz doğadan, emekle topladığım kuşburnunu hem marmelat hem de çay olarak değerlendirdim. Tesbih işlerken bir yandan kuşburnu çayının o hoş kokusu ve sıcaklığı eşlik ediyor bana. Bilirsiniz, tesbih çekmek insana sükûn verir; yanına doğaldan bir içecek eklenince huzur ikiye katlanıyor. Nitekim “Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır” derler, ama bazen bir bardak kuşburnu çayı da öyle bir dostluk köprüsü kurar ki, sohbetlerinizin lezzeti artar, gönlünüz açılır.
Son Söz: Her Lezzet, Her Emek Bir Hatıradır
Kıssadan hisse; doğanın ikramını hakkıyla toplamak, onu emeğimizle geleneksel bir lezzete dönüştürmek ve ardından huzurlu bir ortamda tüketmek… İşte hayattaki asıl bereket burada saklı. Siz de bir gün yolunuz Düzce’ye düşerse, hem kuşburnu marmelatını hem de çayını mutlaka deneyin. El emeğiyle, doğa sevgisiyle yoğrulmuş bu tatların kıymetini bilin ve sofralarınızda yer verin. Herkese bereketli, sağlıklı ve huzurlu günler dilerim. Bir sonraki yazımda buluşmak dileğiyle. Allah’a emanet olun.
You must be oturum aç yorum göndermek için.